Açılış Paneli

Öğle yemeği arası sonrası Program, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirci’nin başkanlığında yürütülen “Din, Tasavvuf ve Mevlevilik” adlı açılış paneliyle devam etti. Panele Uludağ Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu ve Kütahya Kültür Değerlerini Koruma ve Yaşatma Derneği onursal başkanı Mustafa Kalyon konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Mehmet Demirci’nin girizgâhından sonra “Buhara’dan Bosna’ya Kültür Coğrafyamız” konulu bildirinin sahibi Prof. Dr. Mustafa Kara yerine söz alan Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Mevlevilik konusunu merkeze alarak “Belh’ten Bursa’ya, Bursa’dan Bosna’ya Kültür Coğrafyamız” başlık önerisi ile bildirisini takdim etti. Prof. Dr. Uludağ, başlıkta Buhara’yı değil de Mevlevi kültürünün vücuda gelmesine sağlayan Mevlânâ Celâleddin Rûmî’nin doğduğu yer olması nedeniyle Belh’i tercih ettiğini belirttikten sonra Belh’in gerek Mevlânâ’nın felsefesi ve tasavvuf gerekse İslâm açısından önemine değindi. 

Tasavvufa dair özlü bilgiler veren Prof. Dr. Uludağ’ın ardından mesneviye tercüme ve edisyon kritik çalışmaları ile öne çıkan Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu “Kültür Coğrafyamız ve Mevlevilik”  başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu, sunumunda Hz. Mevlânâ’nın doğduğu bölgenin siyasi, edebi ve dini açıdan gelişen İslâm ve Türklerle irtibat halinde olan taraflarına işaret etti. 

Bir sonraki tebliğin sahibi, KÜDER onursal başkanı Mustafa Kalyon ise “1925’ten Günümüze Mevlevihane’de Neler Oldu?” konulu bildirisinde, tekkelerin kapatılmasından önceki imaretlere kısaca değindikten sonra harpten sonra bazı camilerin tamir edildiğini, Kütahya’daki Erguniye Mevlevihane’sinin ise 1959’da cami olarak hizmete başladığını belirtti. Mustafa Kalyon, Mevlevihane ile ilgili fotoğraf kareleriyle renklendirdiği konuşmasında tecrübelerini aktardı. Yakın tarihe dair bilgiler veren Kalyon 1925’ten bu yana sosyal ve siyasi hayatımızın nasıl değiştiğini kısaca anlattı.

Panelin son konuşması ise programa iştirak edemeyen Ömer Tuğrul İnançer’in “Tasavvuf Kültürümüz ve Mevlevilik” adlı video sunumuyla gerçekleşti. İnançer, Mevlânâ hakkında pek çok hususta yanlış bilgilerin dolaştığını ifade ettikten sonra Şems ve hanım şeyhler meselelerine dair izahlarda bulunmak suretiyle yanlış anlaşılmaları bertaraf etmeye çalıştı. İnançer, konuşmasının sonunda ruhaniyetlerine hürmeten Afyonkarahisar ve Kütahya Erguniye Mevlevihanesi postnişinlerin isimlerini saydı.

Açılış panelinden sonra Prof. Dr. Süleyman Uludağ Tasavvuf ve Musiki konulu veciz bir sunum gerçekleştirdi. Ulumu’l-İslâmiye’nin yanı sıra mimari, hüsn-i hat, şiir, hitabet ve musiki gibi Funûnu Cemile denilen güzel sanatların da bulunduğunu vurgulayan Uludağ, konuşmasında dînî olan ve olmayan musiki tasnifini rivayetlerle destekledi. 

 

Son Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2014, Salı